Led Zeppelin ve Black Sabbath gruplarının en büyük mirasçılarından biri olarak gördüğüm Soundgarden’ın bu albümü beni bu düşüncemde epey destekliyor. Ultramega OK thrash metal ve psychedelic rock izlerinin hissedildiği classic rock ve heavy metal karışımı bir albüm. Çocukluğunda depresyon geçirmiş olan Cornell’in Circle of Power hariç tüm şarkı sözlerini yazması albümü epey depresif ve sert yapmış.
Albümü dinlemeye başlamadan şarkı isimlerine bakınca ilk dikkat çeken şarkılar 665 ve 667. Bu iki sayıyı isim olarak seçme nedenleri rock müzikte çok sık karşılanan satanizmi simgeleyen 666 sayısıyla dalga geçmek. Bu iki şarkının arasına da sözleriyle ve müziğiyle albümün en karanlık ve en sert şarkısı Beyond The Wheel’i koymuşlar, Black Sabbath ve Ozzy Osbourne etkilerinin en yoğun hissedildiği şarkı da bu hatta. Bir diğer ilginç özelliğe sahip şarkı, Chris Cornell’in sözlerine katkıda bulunmadığı Circle of Power. Bu şarkı aynı zamanda grubun o sıralardaki basçısı Hiro Yamamoto’nun thrash metal esintili vokal performansını dinleyebileceğimiz tek Soundgarden şarkısı.
TTekrar herkese merhaba ! Uzun zamandır yazamıyorum ve artık yazma zamanı geldi, on gün geçmiş aradan. Hemen lafı uzatmadan sizi 70′ li yıllara ışınlayalım. "Rory Gallagher" daha önce dinlemediyseniz, birazdan dinlediğinizde pişman olmıyacaksanız. Bir ara sitede en sevdiğim parçalarından birini koymuştum, siteyi takip edenler parçayı dinleyince hatırlayacaklar, hatta bazıları bu parçayı duyduğunda hasta olmuştu.." bunu kim söylüyor ya "sesleri gelmeye başlamıştı :) . Tabi ben de Rory’ i 70′li yıllarda keşfetme şansı bulamadım, 2000′ li yıllarda keşfettiğimi düşünürsek epey geç kaldığım kesin. İnternet’ te Rory ile Türkçe kaynak pek göremedim, yalnız bir yazı okudum, kendisi ile ilgili küçük bir not " 2 Mart 1948 doğumlu İrlandalı Blues Rock gitairsti. 70 ‘li yıllarda popüler olarak isminden epey söz ettirmiştir" asıl bomba son cümlesi "1995 yılında ise ölmüştür kendisi". Hadi yaa :)
Albümleri dünya çapında 30 milyondan fazla kopyasının satılmasına rağmen çok büyük bir üne sahip olamamıştır. Dünyanın en iyi gitaristleri arasında ve uğruna ölünecek Fender gitarlar arasında Rory’ nin 1961 Stratocaster gitarı gösterilir. İlk solo çıkış albümünü 60′ yılların sonunda vokalde ve gitarda Rory , bas gitarda Eric Kitteringham ,davulda Norman Damery’ nin oluşturduğu Taste grubu ile yapmıştır. Bu dönemde bence en iyi parçalarından biri olan " whats going on" parçasını seslendirmiştir. Ayrıca bugüne kadar 14 albümü yayınlanmış ve bu albümlerin haricinde 4 tane de canlı konser albümü var. En verimli ve hızlı dönemleri ise Taste’ den sonra artık kendi adında 70′ yıllardan itibaren çıkardığı albümleridir.
Bu yazımda oturup sizlerle onun biyografisini paylaşmıyacağım. Ama yaramaz bir kız olduğu kesin. Etrafta onun ile iligili yazılar okuduğunuzda ne kadar yaramaz bir kız olduğunu anlıyacaksınız. Alkol’u pek seven hatta bazen konserlerinde konseri yarıda bırakıp giden bir kız. Uff şöyle bir düşünüyorumda benim gittiğim konserde bunu yapsa heralde deli olurdum. Para ver, zamanını bekle, İstanbul’un trafik işkencesinde kalkıp konsere sonra da hanımefendi yarıda bırakıp gitsin, olacak iş mi :)