Şub 9
Top 40 Şubat
icon1 Timur ( Editör ) | icon2 Top 40 | icon4 02 9th, 2009| icon3Yorum Yaz
1.jpg
 Play
  
 1 - Coldplay - Lovers In Japan                                            Sayfaları gezerken Top 40′ı dinle 
 2 - Paul Weller - Sea Spray
 3 - Marianne Faithfull - Hold on hold on
 4 - Guns N Roses - Better
 5 - Kaiser Chiefs - Good Days Bad Days
 6 - Stereophonics - Youre My Star
 7 - Bruce Springsteen Working On A Dream
 8 - Portishead - Magic Doors
 9 - Kings Of Leon - Sex On Fire
 10 - Cols War Kids - I’ve Seen Enough
 11 - Morrisey - I’m Throwing My Arms Around Paris
 12 - Primal Scream - Uptown
 13 - Madness - That Close
 14 - Razorlight - Hostrage of love
 15 - Snow Patrol - Take Back The City

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şub 25
Soundgarden
 
MMichael Jackson, en başarılı albümlerinden biri olan 1987 yılına ait Bad’le Seattle akımı grunge’dan henüz bihaber olan insanları peşinden sürüklerken, ilerde grunge’ın dört büyüğünden biri olarak gösterilecek Soundgarden da Screaming Life EP’siyle müzik sahnesinde yer edinmeye başlamıştı. Sonic Youth’u, en başarılı albümleri Daydream Nation’ı 1988’de yayınlamadan hemen önce Enigma Records’a kaybeden SST Records, Screaming Life’ın hemen ardından gelen Fopp EP’sininin de başarısıyla aynı yıl içinde Soundgarden’ı saflarına katmayı bildi. Soundgarden bu ortaklıkla debut albümleri Ultramega OK için çalışmalara başlamış oldu.

Led Zeppelin ve Black Sabbath gruplarının en büyük mirasçılarından biri olarak gördüğüm Soundgarden’ın bu albümü beni bu düşüncemde epey destekliyor. Ultramega OK thrash metal ve psychedelic rock izlerinin hissedildiği classic rock ve heavy metal karışımı bir albüm. Çocukluğunda depresyon geçirmiş olan Cornell’in Circle of Power hariç tüm şarkı sözlerini yazması albümü epey depresif ve sert yapmış.

Albümü dinlemeye başlamadan şarkı isimlerine bakınca ilk dikkat çeken şarkılar 665 ve 667. Bu iki sayıyı isim olarak seçme nedenleri rock müzikte çok sık karşılanan satanizmi simgeleyen 666 sayısıyla dalga geçmek. Bu iki şarkının arasına da sözleriyle ve müziğiyle albümün en karanlık ve en sert şarkısı Beyond The Wheel’i koymuşlar, Black Sabbath ve Ozzy Osbourne etkilerinin en yoğun hissedildiği şarkı da bu hatta. Bir diğer ilginç özelliğe sahip şarkı, Chris Cornell’in sözlerine katkıda bulunmadığı Circle of  Power. Bu şarkı aynı zamanda grubun o sıralardaki basçısı Hiro Yamamoto’nun thrash metal esintili vokal performansını dinleyebileceğimiz tek Soundgarden şarkısı.

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şub 23
Rory Gallagher
icon1 Timur ( Editör ) | icon2 Blues, Klasik Rock, Rock | icon4 02 23rd, 2009| icon31 Yorum
rory gallagher

TTekrar herkese merhaba ! Uzun zamandır yazamıyorum ve artık yazma zamanı geldi, on gün geçmiş aradan. Hemen lafı uzatmadan sizi 70′ li yıllara ışınlayalım. "Rory Gallagher" daha önce dinlemediyseniz, birazdan dinlediğinizde pişman olmıyacaksanız. Bir ara sitede en sevdiğim parçalarından birini koymuştum, siteyi takip edenler parçayı dinleyince hatırlayacaklar, hatta bazıları bu parçayı duyduğunda hasta olmuştu.." bunu kim söylüyor ya "sesleri gelmeye başlamıştı :) . Tabi ben de Rory’ i 70′li yıllarda keşfetme şansı bulamadım, 2000′ li yıllarda keşfettiğimi düşünürsek epey geç kaldığım kesin. İnternet’ te Rory ile Türkçe kaynak pek göremedim, yalnız bir yazı okudum, kendisi ile ilgili küçük bir not " 2 Mart 1948 doğumlu İrlandalı Blues Rock gitairsti. 70 ‘li yıllarda popüler olarak isminden epey söz ettirmiştir" asıl bomba  son cümlesi "1995 yılında ise ölmüştür kendisi". Hadi yaa  :)

Albümleri dünya çapında 30 milyondan fazla kopyasının satılmasına rağmen çok büyük bir üne sahip olamamıştır. Dünyanın en iyi gitaristleri arasında ve uğruna ölünecek Fender gitarlar arasında  Rory’ nin 1961 Stratocaster gitarı gösterilir.  İlk solo çıkış albümünü  60′ yılların sonunda vokalde ve gitarda Rory , bas gitarda Eric Kitteringham ,davulda Norman Damery’ nin oluşturduğu Taste grubu ile yapmıştır. Bu dönemde bence en iyi parçalarından biri olan " whats going on" parçasını seslendirmiştir. Ayrıca bugüne kadar 14 albümü  yayınlanmış  ve bu albümlerin haricinde 4 tane de canlı konser albümü  var. En verimli ve hızlı  dönemleri ise Taste’ den sonra artık kendi adında 70′ yıllardan itibaren çıkardığı  albümleridir.

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Şub 12
 
990’lara kadar pek de önemsenmeyen Seattle sound’u grunge’ın önemli grupları arasında gösterilen Screaming Trees’in Dust’la istediği patlamayı yapmasına henüz 6 yıl varken, grubun solisti Mark Lanegan başarılı solo debut’su The Winding Sheet ile müzik piyasasında yerini almıştı bile. Bu aralar fazlaca dinlediğim bir albüm. O yılları ve Lanegan’ın asıl projesi Screaming Trees’i düşünürsek albümün sound’unun grungedan apayrı olması entresan. Daha çok alt-country ve country blues arasında The Winding Sheet.
       Albüm easy-listening diye tabir edilen cinsten. Bir iki tanesi dışında şarkılar genelde dört dakikanın altında.  Albüme melankolik bir hava hakim. Zaten “winding sheet”in tabut anlamına geldiğini düşünürsek bu havayı solumak kaçınılmaz oluyor. Ama korkmayın hemen, dinleyince depresyona girmiyorsunuz. Sadece 40 dakikalık güzel ve kaliteli bir albüm dinleme ayrıcalığına erişiyorsunuz. Ayrıca bazı parçalarda birazdan değineceğim sürpriz konuklar eşlik ediyor Lanegan’a.
İlk şarkı Mockingbirds ile karanlık bir başlangıç yapıyoruz. Albümün geri kalanı için büyük umut vadeden bir şarkı. Ama ben karanlık şarkıları severim, ondan da olabilir. Genel olarak akustik gitarın hakim olduğu albümün aksine bu şarkıda elektro gitar da kullanılmış, Screaming trees sound’una en yakın şarkılardan biri. Sanki Lanegan kendisinden beklenmeyen bu albüme bu şarkıyla ısındırıyor dinleyicileri. Şarkı aynı zamanda sarkastik sözlere de sahip:
 

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Oca 30
Amy Winehouse
icon1 Emre ( Editör ) | icon2 Soul, jazz | icon4 01 30th, 2009| icon31 Yorum
 
Ilk duyduğunda “Bu da kim?” dediğiniz seslerden. Zenci mi değil mi ayırt edilemeyen muhteşem bir sese sahip. Biraz Nina Simone biraz Nancy Sinatra ve hatta Norah Jones karışımı bir ses; Janis Joplin, Kurt Cobain tarzı bir hayat…!
 
1983 doğumlu Winehouse’un müzik yaşamı 10 yaşında başlıyor. Nerede, ne ödüller almış, neler yapmış v.s. bunları yazmıyorum, zaten bu bilgilere internet sayfalarından da ulaşabilirsiniz. Doğrusu kendi fikirlerimizi, izlenimlerimizi yazmak daha doğru olur sitemiz  açısından. Malum yazılarımızı kopyala yapıştır yapmıyoruz.
 
Bu çılgın kızla tanışmam uzun yıllardır İstanbul piyasasında müzik yapan harika bir sese ve sahneye sahip olan yakında kendi bestelerinden oluşan albümü piyasaya çıkacak Meli sayesinde oldu (Meli ile ilgili çok yakında bir röportaj da sitemizde olacak). İlk olarak "Back To Black" şarkısını dinledim Meli’nin mp3 çalarından. Sözler, müzik muhteşem, eee provada olduğumuz için hemencecik çaldık… Hemen albümlerine sahip oldum dinleyeme başladım. Sıkılmadan, kulağı yormadan uzun süre dinlenilesi bir kız. Genelde albümlerde başı çeken bir kaç parça olur diğerleri de orta tansiyon diye tabir edebileceğimiz parçalardan oluşur. Fakat Winehouse’da böyle değil; tüm parçaları dinleyebiliyorsunuz, hele ki bir enstürman da çalıyorsanız hemen şarkıları çıkartma, çalma girişimi oluşuyor. Benim gibi biraz daha şanslıysanız bir grubunuz varsa ve vokaliniz de bu parçaları söyleyebiliyorsa işte o zaman tadından yenmez bir hal alıyor bu kız.

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Oca 24
Cat Power
icon1 Timur ( Editör ) | icon2 Blues, Rock, Soul, folk, indie | icon4 01 24th, 2009| icon32 Yorum
 
Bugün sizlere sevimli bir "kediden" bahsedeceğim. Cidden son zamanlarda takmış durumdayım bu kadına. Bu albümüyle ilgili de eminim birkaç yazı okumuşsunuzdur belkide daha da çok. Ne bilim yazmak geldi içimden. Bu sevimli kediyi dinlerken beni alıp bambaşka zamanlara götürüyor. Gerçi onunla tanışalı o kadar uzun süre olmasa da sanki onun şarkılarıyla çok daha önce güzel anılarım yaşanmış gibi..Belki de kimbilir bu parçaların cover olması yada bazı parçaları daha önce farklı isimlerden dinlemiş olmam bunun nedeni. Cover-mover işte onu dinlerken beni müthiş keyiflendiriyor.

    Bu yazımda oturup sizlerle onun biyografisini paylaşmıyacağım. Ama yaramaz bir kız olduğu kesin. Etrafta onun ile iligili yazılar okuduğunuzda ne kadar yaramaz bir kız olduğunu anlıyacaksınız. Alkol’u pek seven hatta bazen konserlerinde konseri yarıda bırakıp giden bir kız. Uff şöyle bir düşünüyorumda benim gittiğim konserde bunu yapsa heralde deli olurdum. Para ver, zamanını bekle, İstanbul’un trafik işkencesinde kalkıp konsere sonra da hanımefendi yarıda bırakıp gitsin, olacak iş mi :)

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Oca 24
Bu Haftaki Takıntılarım
icon1 Emre ( Editör ) | icon2 Emre'nin Takıntıları | icon4 01 24th, 2009| icon32 Yorum
 
Bir hafta aradan sonra yine “Bu haftaki Takıntılarım” başlığı altında beğeneceğinizi umduğum 4 parça yer veriyorum. Bu hafta seçtiğim parçalar hem sözleri hem müzikleri hem de klipleriyle çok konuşuldu.Bilenler için yine söyleyeceğim bir şey yok, saygılar hürmetler, bilmeyenler için ise arşivlenecek yeni dört parçanın daha keyfine varacaksınız.
 
Bu hafta şarkıların yanı sıra klipleri de web sitemizden izleyebileceksiniz. Gelelim seçtiğim dört parçaya; 

Yazının tamamını okuyun »

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu